Yalan Yere Yemin Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 275. Maddesinde düzenlenmiş bir husustur. İlgili maddeden bahisle yalan yere yemin suçunun vücut bulabilmesi için, hukuk davalarında eğer davalı veya davacı taraflardan herhangi birisi yalan yere yemin etmesi gerekmektedir.

Bu halde de yalan yere yemin eden davalı veya davacı tarafa 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Eğer dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi söz konusu ise cezaya hükmolunmayacaktır. Ancak hükmün icrası veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi söz konusu ise bu halde verilecek ceza tamamen ortadan kalkmayarak cezanın yarısı indirilecektir.” Şeklindedir. İlgili maddenin gerekçesinde yemin kanuna uygun ve şüpheye yer vermeyecek şekilde yalan yere icrasını cezalandırmaktadır. Yemin teklifinin kanunen olanaksız bir konuya ilişkin olamaması gerekir. Dava hakkında hüküm verilmeden yalan yeminden dönülmesi halinde fail hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Ancak hükmün icraya konulması veya kesinleşmesinden önce eğer gerçek söylenirse verilen ceza ortadan kalkmayacaktır fakat belli oranda indirim yapılması öngörülmüştür.

Etkin pişmanlık, suç işleyen kişinin işlediği fiil nedeniyle sonradan pişman olması ve suç nedeniyle meydana gelen doğrudan oluşan bir maddi zarar varsa zararı gidererek ceza indirimi hükümlerinden yararlanılmasını sağlayan bir ceza hukuku kavramıdır. Yalan yere yemin suçunda da etkin pişmanlık hükümleri TCK 275. Maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre yalan yere yemin eden davacı veya davalının davada hüküm verilmeden önce gerçeği söylemesi halinde cezaya hükmolunmayacaktır. Eğer ki hükmün icraya konulması veya kesinleşmesinden önce gerçeği söylemesi halinde ise verilecek ceza yarısı oranında indirilecektir.

Adli para cezası, bir yaptırım türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir durumdur. Yalan yere yemin suçu dolayısıyla eğer hapis cezası 1 yıl veya altında kalmışsa bu ceza adli para cezasına çevrilebilecektir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, bir ceza muhakemesi kurumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması ve denetim süresi içerisinde belli koşulları yerine getirdiği takdirde verilmiş olan ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kalkarak davanın düşmesine neden olmaktadır. Yalan yere yemin suçu dolayısıyla hükmolunan hapis cezası 2 yıl veya altında kalmışsa burada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilecektir.

Erteleme, mahkemede hükmolunan hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesine denir. Yalan yere yemin suçu dolayısıyla hükmolunan hapis cezası 2 yıl veya altında kaldığı hallerde cezanın ertelenmesi kararı verilebilecektir.

Yalan yere yemin suçu şikâyete tabi bir suç değildir. Dolayısıyla savcılık tarafından re’sen soruşturularak herhangi bir şikâyet süresine tabi olmayacaktır.

Suç dava zamanaşımı süresine uyulmak kaydı ile her zaman soruşturulabilecektir. Dava zamanaşımı kavramı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli süre geçtiğinde dava açımlamamışsa veya dava açılmasına rağmen kanuni süresi içerisinde sonuçlandırılmamışsa ceza davasının düşmesi sonucunu meydana getiren bir ceza hukuku kavramıdır. Yalan yere yemin suçunda yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıldır. Bu süre içerisinde her zaman soruşturulabilir ancak bu süre geçtikten sonra soruşturma yapılması mümkün olmayacaktır.

Yalan yere yemin suçunda uzlaşma söz konusu değildir. Görevli mahkeme ise asliye ceza mahkemesi olarak karşımıza çıkmaktadır.