Şirketlerin Sınıflandırılması

Şirketler çeşitli kriterlere göre sınıflandırılırlar.

Tüzel Kişiliği Bulunup Bulunmamasına Göre Şirketler

Bir şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmaması uygulanacak hükümler bakımından önemlidir. Hukukumuzda tüzel kişiliği olan şirketler ticaret şirketleridir. Bunlar, anonim, limited, kollektif, komandit şirket ve kooperatiftir. Tüzel kişiliği olmayan şirket ise adi şirkettir. Ayrıca deniz ticaret hukuku kavramlarından olan donatma iştiraki ve yapı ortaklığının da tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tüzel kişilik kazanmışsa artık kurucularından bağımsız hale gelmiştir. Tacir sıfatı şirketin kendisine aittir. Bu nedenle tacir olmanın hüküm ve sonuçları şirket hakkında uygulanır. Örneğin, şirket borçlarından dolayı kural olarak ortakların değil, şirketin iflası istenir. Şirket tüzel kişilik kazanınca hak ehliyetine, organları oluşunca da fiil ehliyetine sahip olur. Artık taşınır, taşınmaz mallar edinebileceği gibi, sorumluluk altına da girebilir. Şirketin ayrı bir malvarlığı, tabiiyeti, merkezi bulunmaktadır. Ayrıca, şirketin tüzel kişiliğinin bulunması ortakların, dışarıya karşı ikinci derecede sorumlu olmalarına yol açar. Başka bir deyişle üçüncü kişilerle öncelikle şirket tüzel kişiliği ile muhatap olur.

Şahıs ve Sermaye Şirketi Ayrımı

Bu ayrım, ortakların şirketin kuruluşunda ve işleyişinde ortakların taşıdığı öneme göre yapılmıştır. Eğer şirkette ortakların kimlikleri önem taşıyorsa bu şirket şahıs şirketi olarak kabul edilmiştir. şahıs şirketleri; kollektif şirket, adi şirket ve adi komandit şirkettir. Sermaye şirketlerinde ise ortakların kimlikleri değil sermaye önemlidir. Sermaye şirketleri; anonim şirket, limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ve kooperatiftir. Limited şirketler, şahıs şirketine benzeyen birçok özelliğe sahip olmasına rağmen sermaye şirketi olarak kabul edilmektedir. Bunun nedeni, ortakların şirket borçlarından koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı sorumlu olmalarıdır. Böylece sermaye unsuru ön plana çıkmaktadır.

  • Şahıs şirketlerinin genel özellikleri şunlardır; bu şirketler kişisel güvene dayalı ilişkilere bağlı olduğu için genellikle az ortaklıdır ve büyük sermayelerin toplanmasına elverişli değildir. Şirket sözleşmesi oybirliği ile değiştirilebilir. Ortaklar arasındaki değişikliklerde kural olarak oybirliği gerekir. Kural olarak, ortaklardan birinin kısıtlanması, iflası veya ölümü şirketi sona erdirir. Aksi kararlaştırılmadıkça ortaklar getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye paylarına bakılmaksızın mevcut kârdan eşit olarak yararlanır ve zararlara eşit olarak katlanırlar. Rekabet yasağına ilişkin hükümler bütün ortaklar bakımından (komanditer ortak hariç) geçerlidir. Aksi sözleşme ile belirtilmemiş ise bütün ortaklar yalnız ve tek başlarına şirketi yönetme ve temsil etme hakkına sahiptir. Bütün ortakların denetim hakları vardır. Şahıs şirketlerinin kurulmasında, asgari bir sermaye şartı aranmamıştır.
  • Sermaye şirketlerinin genel özellikleri ise şunlardır; bu şirketlerde sermaye önemli olduğu için ortakların kişisel ilşkileri çok önemli degildir bu yüzden de, çok ortaklı olmaya elverişlidirler. Büyük sermayelerin toplanmasına elverişlidir. Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi belli istisnalar dışında belli çoğunluklarla (oy çokluğu) gerçekleştirilmektedir. Ortakların oy hakkı getirdikleri sermaye ile orantılıdır. Ortaklar arası değişikliklerde payın devir kolaylatırılmıştır. Ortaklardan birinin iflası etmesi yada kısıtlanması veya ölümü şirketin mevcut varlığını sona erdirmemektedir. Kârdan yararlanma ortakların getirmeyi taahhüt ettiği sermaye payına göre belirlenmektedir. Şirket borçlarından (veya zararlardan) dolayı ortakların sorumluluğu getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Bu sermaye fiilen şirkete getirilmiş ise ortakların sorumluluğu söz konusu değildir. Şirketin yönetimi, temsili veya denetimi organlar vasıtasıyla yapılmaktadır. Sermaye şirketlerinin kurulmasında getirilmesi ve esas sözleşmede gösterilmesi gereken asgari sermaye miktarları bulunmaktadır.

Sermaye Yapılarına Göre Şirketler

Sermaye yapıları bakımından şirketler; esas (sabit) sermayeli, basit sermayeli, değişir sermayeli ve kayıtlı sermayeli şirketler olarak dört gruba ayrılır.

  • Esas (sabit) sermaye, tamamen taahhüt edilmiş bulunan, değiştirilmesi, arttırma ve azaltma işlemlerinin yapılmasına bağlı olan sermayedir. Bu yapı, ortaklarına karşı sınırlı şekilde sorumlu olduğu anonim ve limited şirketlerde geçerlidir. Bu tür sermayede, miktar sözleşme ile belirlenir ve bu miktarın korunması için çeşitli tedbirler alınmıştır. Esas sermayeli şirketlerde sermaye, ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumluluklarının azami sınırını göstermektedir.
  • Basit sermaye ifadesi ile, şirket alacaklılarına teminat teşkil etmek amacıyla kanunla korunmuş bir sermaye miktarı bulunmamasını ifade eder. Bu tür sermaye şekli adi şirket, kollektif şirket ve adi komandit şirkette görülür. Ortaklar şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumludur. Bu nedenle belirli bir sermayenin bulunması önemli değildir.
  • Değişir sermaye, sermayenin belli bir tutarda sabitleştirilmemesini ifade eder. Bu tür sermaye kooperatiflerde görülür. Sermayenin, kooperatife giren veya ayrılan ortaklar nedeniyle değişmesi gerekli değildir. Kooperatifler Kanunu, açık kapı ilkesi gereği, sermayenin belirli bir tutarla sınırlandırılmasını yasaklamıştır. Bunun aksinin kabulü, kooperatiflerde ortak sayısının dondurulması sonucunu doğurur.
  • Kayıtlı sermaye, yönetim kurulu kararı ile, anonim şirketlerin esas sözleşmesinde hüküm bulunmak kaydıyla, ticaret siciline tescil edilmiş azami sınırı gösteren tavan sermayedir. Sadece isteyen anonim şirketler bu sistemi benimseyebilirler.

Şirketin Üçüncü Kişilere Borcu Sebebiyle Ortakların Sorumluluğuna Göre Şirketler

Ortakların şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu açısından yapılan bu ayrım, üç ana başlıkta açıklanmalıdır. Herhangi bir şirketin ortağının bu üç başlıkta da yer alabileceği unutulmamalıdır.

Doğrudan (1. Dereceden) – Dolaylı (2. Dereceden) Sorumluluk

Sorumluluğun doğrudan ya da dolaylı olmasındaki kıstas tüzel kişiliktir. Yani; tüzel kişiliği olan şirketlerde sorumluluk doğrudan şirket tüzel kişiliğine aittir; ortaklar ise dolaylı olarak sorumludur. Tüzel kişiliği olmayan şirketlerde ise sorumluluk doğrudan ortaklara aittir.

Sınırlı – Sınırsız Sorumluluk

Şahıs şirketlerinde ortaklar, şirket alacaklılarına karşı sınırsız olarak (tüm malvarlıklarına) sorumludur. Ancak komandit şirkette komanditer ortağın sorumluluğu koymayı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlıdır. Sermaye şirketlerinde ise ortaklar sınırlı yani sadece getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye ile sorumludurlar ve bu taahhütlerini fiilen yerine getirdikleri oranda sorumlulukları ortadan kalkar.

Adi – Müteselsil Sorumluluk

Sınırsız sorumlu olan şahıs şirketleri ortakları alacaklılara karşı aynı zamanda müteselsilen (birlikte) sorumludurlar. Yani şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye miktarı ne olursa olsun şirket borçlarının tamamından sorumludurlar. Sermaye şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk dolayısıyla ortaklar arasında adi sorumluluk esastır. Yani; ortaklar şirket borçlarından dolayı sadece getirdikleri sermaye oranında sorumludurlar.