Evlilik Birliği Dışında Doğan Çocuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 337. Maddesine göre evlilik birliği dışında doğmuş olan çocuğun velayeti anadadır.

Sonradan babanın çocukla soybağının kurulması halinde ananın tek başına velayete sahip olmasını etkilemez sadece çocuğun soyadının değişmesine sebep olacaktır. Evlilik birliği dışında dünyaya gelmiş olan çocuğun soyadının değişmesine sebep olacaktır. Evlilik birliği dışında dünyaya gelmiş olan çocuğun soyadı ananın soyadını, eğer baba ile soybağı kurulmuşsa babanın soyadını alır.

Adalet olmadan düzen olmaz. Albert Camus

Soybağının Kurulması

TMK 282. maddesi çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulacağını, çocuk ile baba arasında soybağının ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulacağı, soybağının bunlar dışında ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulacağı şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle ana ile çocuk arasındaki soybağı doğum yoluyla direkt kurulacaktır. Eğer çocuk kendisini doğuran kadın dışında başka bir kadının nüfusuna kaydedilmişse çocukla bu kadın arasında soybağı kurulmaz. Çocuğu doğuran ananın burada açacağı dava nüfus sicilinin düzeltilmesi davası olacaktır. Eğer nüfus sicilinin düzeltilmesi davasını açan kadın analığını doğum belgeleriyle ispat edemiyor veya belgeleri gerçeği yansıtmıyorsa bu halde genetik inceleme yoluna gidilecektir.

Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 23/3 maddesi uyarınca anası halen başkası ile evli ise çocuk, anasının bekârlık soyadı ve tecili için de anasının bildireceği baba adı ile tescil yapılacağı şeklinde düzenlenmiştir. Evliliğin ölümle sona ermesinden itibaren 300 gün geçip doğum gerçekleşmişse burada çocuğun soyadı ananın kullanmakta olduğu soyadı değil bekarlık soyadı olacaktır. NHKUİY 23/1’e göre çocuğun evlilik birliği içinde doğmuş olmasına rağmen kocasının soybağını reddeden hallerde ananın bekarlık soyadı çocuğun soyadı olacaktır.

Evlilik birliği dışında doğup baba ile arasında tanıma veya babalık davası ile soybağı kurulmuş olan çocuğun soyadı velayeti anasında olmasına rağmen babanın soyadı olacaktır. Baba ile soybağının kurulması ile birlikte çocuğun nüfusu babanın nüfus kütüğüne kaydedilecektir. Velayet anada olmasına rağmen soyadında değişiklik meydana gelecektir. Ananın tek başına velayetini ispat külfeti meydana gelecektir. Meydana gelebilecek zorlukların aşılması adına TMK 27. maddesine dayanılarak haklı sebeplerin varlığı halinde soyadının değiştirilmesi talebinde bulunulabilir. Ancak burada esas alınacak olan şey çocuğun üstün hakkının mevcudiyetidir. Hakim her somut olay için haklı sebeplerin varlığını araştırıp hakkaniyeti gözeterek karar verecektir. Burada haklı sebeplerin varlığının mevcut olması dışında çocuğun ahlaki, ruhi, fikri, iktisadi ve benzeri kriterler de göz önüne alınmalıdır. Haklı sebebe dayanarak soyadının değiştirilmesi talebinin yapılabilmesi nispi bir hak olup sıkı sıkıya bağlıdır. Burada ananın davayı açabilmesi ayırt etme gücüne sahip olmayan çocuk adına yasal temsilcisi tarafından yapılabilecektir.

Aile hukukunda evlilik birliği dışında dünyaya gelen çocuğun soyadının belirlenmesinde esas önemli olacak hal çocuğun üstün halidir.

Doğumun varlığı ana ile çocuk arasında soybağının kurulması için yeterlidir. Bu nedenle çocuğun evlilik birliği içerisinde doğup doğmamasının bir önemi yoktur. Kendisini doğuran kadın dışında başka bir kadının adına nüfus kütüğüne kaydedilmişse doğrudan soybağı kurulmuş olmaz. Doğuran ana ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisinin tespiti için nüfus sicilinin düzeltilmesi yoluna başvurulmalıdır. TMK 284/2 gereğince soybağının belirlenmesinde zorunlu olarak gerekli ve sağlık açısından hiçbir sorun teşkil etmeyen tıbbi uygulamalara, araştırma ve incelemelere rıza göstermesi ve eğer kişinin buna rıza göstermemesi durumu söz konusu ise de hakimin kişi aleyhinde hüküm doğmuş sayabilecektir. Ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 16.10.2014 Tarih, 7595 Esas, 14283 Karar’ında bilinçli bir tercih yaparak TMK 284’ten bahsetmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu 292. Maddesi uyuşmazlığın çözümlenmesinde zorunlu ve bilimsel müdahalelerin yapılmasına sağlık bakımından bir tehlikenin bulunmaması halinde hakim kararı ile kan ve dokunun alınabileceğini zorla inceleme yapılması gerektiğini savunmuştur. Yargıtay bir başka kararında da 18. Hukuk Dairesi 13.10.2014 Tarih, 6038 Esas, 13961 Karar’ında TMK 284. ve HMK 292. Maddeleri arasında bir üstünlük ilişkisi kurmamış her iki maddenin de uygulanabileceği görüşündedir.

Sonuç olarak evlilik birliği dışında dünyaya gelen çocuğun velayeti kural olarak fiil ehliyetine sahip anadadır. Evlilik birliği dışında doğan çocuk ile baba arasında daha sonradan tanıma veya babalık yoluyla soybağı kurulmuş dolayısıyla velayeti anada olmasına rağmen çocuk babanın soyadıyla nüfus kütüğüne kaydı yapılır. Analık durumları içinse HMK 292/1 maddesi uyarınca DNA incelemesine rıza gösterilmemesi durumunda zorla kan doku alınmasına karar verilecektir.